Site Yönetimi

  • Arşiv

  • Bağlantılar

  • GİTME SANAMUHTACIM

    Tarih 20 Tem 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    Gitme sana muhtacım
    Gözümde nursun başımda tacın
    Gitme sana muhtacım
    Beni öldür öyle git
    Yaşamak için senin sevgine muhtacım

    Muhtacım gözlerine
    Muhtacım sözlerine
    Uzattım ellerimi
    Muhtacım ellerine gitme

    Şimdi bomboş ellerim
    Seni çağırır yaşlı gözlerim Muhtacım

    Beni öldür öyle git
    Yaşamak için senin sevgine muhtacım

    Sensiz bir dünyadayım
    Gerçekten uzak bir rüyadayım muhtacım
    Beni sensiz dünyadan
    Sonsuz rüyadan uyandırda git muhtacım

    Muhtacım gözlerine
    Muhtacım sözlerine
    Ruhumu ıstacak
    Sımsıcak nefesine gitme

    Gitme sana muhtacım
    Gözümde nursun başımda tacın
    Gitme sana muhtacım
    Beni öldür öyle git
    Yaşamak için senin sevgine muhtacım

    AŞKIMA SADECE AŞKIMA

    Tarih 12 Tem 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    Gecenin karanlığı bana o kadar şey düşündürüyor ki; anlatamam.
     Hatalarım, pişmanlıklarım, düşünceler içinde savaş veriyorum.
    Bir de özlemlerim var tabi.. Benim özlemim geleceğim ve
    geleceğimin içindeki sen. Ama farklı şeyler yazıyoruz.
                         (Sen ve Ben)

    Evet bana göre çok büyük bir aşk yaşıyoruz. Fakat beraberinde
    korkular var. Hani çok değer verdiğim bir şey olur ve sen ona
    özen gösterirsin. Adeta varlığın, bütün huzurun ona bağlıdır.
    Bir süre sonra ona bir şey olduğunda ise artık hayatının
    bittiğini düşünürsün. Ben daha önce yaşadım bunları sevgili!
    Acısı çok büyük… Seni kaybetmeyi düşürdüğümde de aynı acıyı
    çekiyorum. Artık anladın mı seni ne kadar büyük bir aşkla
    sevdiğimi?

    Baksana bu sessizlik, bu karanlık, bir de sensizlik neler
    yazdırıyor bana.. Öyle şeyler var ki içimde.. Bunu ben bile
    bilmiyorum. İçimde bir şeyler korkutuyor belki de beni..
    Beynimi tırmalıyor artık yaşadıklarım. Dünya böyle bütün
    hızıyla dönüyor. Ne kadar bize yavaş gelse de..

    SEVİYORUM

    Tarih 09 Tem 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    Seni Seviyorum birtanem.Ve sen benim seni sevdiğimi biliyorsun.
    Belki sana baktığım zamanlarda o içten haykırışı duyuyorsundur.
    Senin beni sevebilme ihtimalin hiç yok. Benimse senden
    vazgeçebilme imkanım.Bu durum beni çok üzse de seni hep
    seveceğim. Kalbimi kırıp ufak parçalara bölsende bir parça
    da seni hep saklayacağım. Tarifsizsin Duygu.
    Seni çok seviyorum..Yazdıklarımı görmeyeceksin biliyorum ama
    artık herkezin bilmesini istiyorum çevremdekiler seni
    unuttuğumu düşünüyor ama ben seni unutamadım bitanem seni
     sevmekten vazgeçemedim ve
    ‘SENİ SEVİYORUM’
    keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın,keşke yalnızlığımla
    paylaştıklarımı seninle paylaşsaydım keşke senin adın yalnızlık
    olsaydı ve ben hep yalnız kalsaydım…seni seviyorum yakamoz
    çiçeğim

    SEVİYORUM
    yargıamadan hesap kitap yapmadan şunu yap bunu yapma
    diyeyönlerdimeden senden sevgimi karşılık beklemeden
    seni seviyorum.sevgim beklenti değil.
    caba harcamadan birisinin veye birilerinin kendisini
    sevmesini bekleyenlerbaşarılı olamazlar. benim ol.
    ama bendenbağımsız bireyleridesev.seni sevdiğim
    gün gibi sürdür kişliğini ama durmadan gelişelim birlikte.
    SEVGİ birlikteliktir.kimsenin kimseyi kullanmadığı,
    hükmetmediği.seni öyle seviyorumki bütün insanlığı
    kucaklıyor sevginnnnnnnnnnnn.

    Ya Gözlerin aklımda,
    Ya hayalin karşımda,
    Ya sesin kulağımda,
    Ya ben çıldırıyorum,
    Ya da çooook özlüyorum,
    Ya özlemek çok güzel,
    Ya da özlenen çok özel.

    HERŞEYİME

    Tarih 09 Tem 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    Herşeyime
    Bu Sayfa Benim biricik aşkım herşeyim Duygum
    için hazırlandı ona olan sonsuz sevgimi
    sadece o değil tüm insanlık öğrensindiye.
    Güneşin Herzaman yürekleri ısıttığı minik
    papatyaların boy verip çiçek Açtığı Sevgi
    bahçemden yazıyorum bu metinleri. Burada
    Aşkıma herşeyime duygularımı ifade etmek
    için gönderdiğim herşeyi bulacaksınız.
    Duygum Seni Çok Seviyorum Biriciğim

    Biriciğim Benim herşeyim Gülmek her zaman
    umudun ve tutkun olsun , olurda bir gün
    ağlarsan o da mutluluktan olsun…

    SENİ SEVİYORUM AŞKIM

    Tarih 09 Tem 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL
    ASKIM
    SENİ ÇOK AMA
    SEVİYORUM≈

    SENİ ÇOK SEVİYORUM AŞKIM

    Tarih 09 Haz 2008 Yazar
    Kategori: EDEBİYAT

    yeninin.JPG

    YERİN DOLMAYACAK…

    Tarih 20 May 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    Nehir olup gönlüne akmak istiyorum
    Güneş olup üstüne doğmak istiyorum
    Buket olup elini tutmak istiyorum
    Aslında ben seni,seni istiyorum

    Yüz çevirme bir kez olsun dinle
    Beni bırakıp da uzaklara gitme
    Senin için canını vereni üzme
    Benden başkasını sevme

    Yemin ettim senden başkası olmayacak
    Senin sevgin kalbimde tutsak kalacak
    Güzel gözlerin aklımdan çıkmayacak
    İnan hiç bir vakit yerin dolmayacak……

    Sen Bana Yağmurun Emanetisin

    Tarih 20 May 2008 Yazar
    Kategori: ŞİİR

     sen bana yağmurun emanetisin…
    sen bana yağmurun emanetisin..
    çiseleyen damlalar arasından düştün benliğime…
    yudum yudum dilimde, damla damla gözlerimde,
    gürül gürül yüreğimde…
    sen bana yağmurun emanetisin…
    avuçlarıma alsam akıp gideceksin
    öylesine duru, öylesine ”yalın”, dokunsam tükeneceksin…
    o yüzden yüreğimdesin, el değmeyen, göz görmeyen bir
    gökyüzündesin..
    sen bana yağmurun emanetisin…
    toprağın yağmurla buluşmasında buldum kokunu..
    güneşe kestim faturasını sebeb-i yokluğunu..
    adını yazdım rüzgarla beraber birer birer damlalara…
    sen nereden bileceksin yüzüne düşen her damlanın ’sen’ olduğunu…
    sen bana yağmurun emanetisin…
    yağıverdin kurak topraklarına, yanan çöllerine yüreğimin..
    gönül daha önce görmedi rengini böyle bir iklimin..
    sen varsın her notasında yağmurun melodisinin…
    bilsem bile sonunda gökkuşağını göreceğimi,
    düşünmek dahi istemem senli yağmurların dineceğini..
    yağmurlar getirir bana uzaklardan seni..
    sensiz hangi mutluluk güneşi ısıtabilir ki içimi…
    varsın her gece yağsın bu yağmur, ıslatsın gözlerimi..

    sen bana yağmurun emanetisin..
    seni saklıyorum içimde, bilmelisin………….

    soru cevap

    Tarih 20 May 2008 Yazar
    Kategori: EDEBİYAT

    Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
    Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
    Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
    Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
    Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
    Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
    Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
    Ve siz onu hiç kokladınız mı?
    Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
    Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
    Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
    Çimlere uzandığınız oldu mu?
    Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
    Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?
    Kaç kez kuşlara yem attınız?
    Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
    Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
    Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
    Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
    Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
    Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
    Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?
    İyi bir yılın, bunlar gibi birçok “küçük şey”e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü?
    Düşünün.
    Yayılın çimenlerin üzerine
    Acele edin….
    Er veya geç…
    Çimenler yayılacak üzerinize…

    Rağmen sevgi

    Tarih 20 May 2008 Yazar
    Kategori: EDEBİYAT

    Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? Eğer türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için Çünkü türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan Bir şey olduğu için değil, Bir şey olmasına rağmen sevilir. Güzelliğe bakar mısınız? Rağmen sevgi. Esmeralda, Quasimodo’yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına Rağmen sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda’ya çingene olmasına rağmen tapar. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile. Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor. Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduğundan nasıl emin olursunuz?

    Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor. Şu soruma cevap verin diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz miydiniz? Devam ediyor Toyotome: Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi. O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşamınız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatinizi nasıl yaşardınız? diye soruyor ve yanıtlıyor: Öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar.

    Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor Rağmen sevgiyi. Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni Rağmen türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok? diye açıklıyor. Anlatıyor: Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asıl çarpıcı cümle en sonda.

    DÜNYADAKİ EN BÜYÜK KITLIK, RAĞMEN TÜRÜ SEVGİNİN YETERİNCE OLMAYIŞIDIR.

    İYİ DÜŞÜNÜN……….

    “Çünkü” türü sevgi

    Tarih 20 May 2008 Yazar
    Kategori: EDEBİYAT

    Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, Çünkü türü sevginin Eğer türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün Eğer türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfının en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW’si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi; acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz korkusu. Tüm insanların iki yani vardır. Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar. İkincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endişesidir. Japonya’da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişana bozup onu terk etmiş. Daha acısı ayni kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne kurulmuş olduğundan bir günde ölmüş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş… Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoğu “Çünkü” türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor.

    Bir Şarta Bağlı Sevgi

    Tarih 20 May 2008 Yazar
    Kategori: EDEBİYAT

    Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karşılık bekleyen sevgi. Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. Yazara göre evliliklerin pek çoğu “Eğer” türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile “Eğer” türüne rastlanıyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve döndüğünde babası öfkeyle sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone’ye gittin? diye bağırıyor. Delikanlı “Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın diyor. Baba daha çok kızarak delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı diyor yazar. Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı. İnsanlar “Eğer” türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında. Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek bu genç adamın yaptığı gibi yaşamı sürdürmekle ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. İlginç değil mi?

    PAPATYALAR

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    wwwantolojicom370464765kvbo9.jpg

    AŞIKLAR ÇİFT ÖLÜRLER

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    wwwantolojicom4522239454ae.jpg

    SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BABA

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    www_antoloji_com_440311_1961.jpg

    HERŞEY YALAN

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    x1pkeymqm4x8vw1zdnyleqkwd1.jpg

    YANAN KALBİM

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    yanan-kalbim.jpg

    YANLIZ

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    01ud91.jpg

    BİR DAHA…

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    4bnx4.gif

    YÜREĞİME DOKUN

    Tarih 05 Nis 2008 Yazar
    Kategori: ENDUYSEL

    yuregime-dokun.jpg